@FERDİ İKİZ
Aslında yazdıklarım spor fizyolojisi konusunda yıllarca emek harcayan bu formülleri bulan Prof. Coggan ve arkadaşlarının çalışmalarının ürünü. Ben sadece çok çok özetini yazdım buraya. Aslında derine inmeye kalkınca kaslarımızla, güç üretmeyle, kardiyovasküler sistemle ilgili yüzlerce bilimsel formül var. Onlar işin zor kısmını çözüp bize sadece anlayıp uygulamayı bırakmışlar.
@Ahmetgitar
İşin güzel tarafı da burada. Özünde stresin bünyede ne yarattığını anlamakla ilgili. Kısa vadede yorgunluk uzun vadede fiziksel güç getiriyor. Bu stres dediğim şey sadece bisikletteki durumla sınırlı değil. Canlı hayatın olduğu doğanın her noktasında geçerli. Power metre de böyle bir araç. Özünde her saniye bir tür veri üretiyor ama iyi bir analiz programıyla yüzlerce veri seti, grafik hazırlayıp çok değerli sonuçlar almak mümkün. Şu an kullandığım WKO+ programında hazır 1500+ rapor var. "Yok, yok" deyimi ancak burada geçerli olur.
Tabi yazmayı unuttum ortalama değerler aslında "hareketli ortalama" mantığına dayanıyor. Son günden geri giderek hesap yapılıyor.
@Erdal YILMAZ
Evet Garmin 520'ye yüklediğim bir program hrTSS veya Suffer Score değeri üretiyor. Ancak sürüş bittiğinde bir yere not almak lazım. Bildiğim kadarıyla hiçbir platforma aktarılmıyor veya saklanmıyor. Bana göre daha kolay bir çözüm Strava'dan veya Garmin Connect'ten TrainingPeaks'e doğrudan entegrasyon kurmak (artık bu destekleniyor). Aktiviteler TrainingPeaks'e geçtikçe TSS değerleri yanlarında yazıyor.
* * *
Konunun başında açıkladığım performans yönetim modelinden biraz daha detaylı bahsedeceğim. Prof. Coggan geliştirdiği bu model için iki tabir kullanıyor:
1) Bu yöntem bilimsel olduğu kadar aynı zamanda sanatsaldır.
2) Sonuçlar mutlak değil görecelidir.
Peki Coggan'ın "bilimsel olduğu kadar aynı zamanda sanatsaldır" sözü, kulağa hoş gelmesi dışında, gerçekten ne anlama geliyor?
Coggan'ın yönteminin Banister tarafından ortaya atılan orjinal formülü şöyle:
Banister 1975'te "impulse-response" modelini geliştirerek performans yönetimini bir formülasyona oturtmuş (Strava'da gördüğünüz TRIMP kısaltması Banister'e ait: TRIMP = TRaining IMPulse). Banister'in döneminde yapılan yüzlerce bilimsel çalışma, vücuda uygulanan düzenli ve kontrollü stresin zamanla gelişime katkısı olduğunu kanıtlamış. Banister girdi olarak (impulse) antrenmanı (yani hacim ve stresi), çıktı olarak performansı (yani gücü) kullanarak bu formülü geliştirmiş. Göreceğiniz gibi, bu formül şunu anlatıyor: Banister performans yönetimini tamamen bilimsel çerçeveye oturtmuş (işin içinde sanat yok) ve en önemlisi, sonuçlar göreceli değil mutlak. Yani, bu yöntemi kullanacak her atletin sonuçları birbiriyle kıyaslanabilir nitelikte. Peki bu kadar güzel bir formül varken, konunun başında açıkladığım Coggan'ın basit yöntemini neden kullanmalıyız?
Formüldeki parametreleri açıklayarak ilerleyeyim:
- pt : t zamanındaki performans
- p0 : 0 zamanındaki performans
- ta : (a) gün cinsinden adaptasyon veya kondüsyon süresi
- tf : (f) gün cinsinden yorgunluk süresi
- ka : stresi (girdi) performansa (çıktı) dönüştüren kondüsyon sabiti
- kf : stresi (girdi) performansa (çıktı) dönüştüren yorgunluk sabiti
- w : antrenman stresi
Formülde gördüğünüz gibi 4 tane sabit var. Üstelik bunlar kişiden kişiye ve bir kişide de zamanla değişecek sabitler: ta, tf, ka, kf
Bu formülün işlevsel olması ve bilimselliğini koruması için bu 4 bilinmezle ilgili düzenli testler yapılması gerekiyor. Örneğin "ta" kondüsyon oluşturmak için kaç gün geçmesi gerektiğini, "tf" ise yorgunluk için kaç gün geçmesi gerektiğini gösterdiğine göre, bir atletin düzenli gözlenerek bu eğilimlerinin bulunması ve zamanla değişim olup olmadığının bilinmesi gerekiyor. Diğer dönüşüm sabitleri ise tespiti daha zor olanlar.
İşte Prof. Coggan, günlük yaşamda uygulanması çok güç olan, ancak laboratuarda kullanılabilecek bu formülü uyarlama ihtiyacı hissetmiş. Önce formülü eksponansiyel hareketli ortalamaya dönüştürüyor, ardından "ta" ve "tf" zaman sabitlerini sırasıyla 42 ve 7 gün olarak atıyor. Bu rakamlar yıllarca yapılan testlerden elde edilen ortalama sonuçlar (koşu, yüzme, triatlon, yüzme, bisiklet, ağırlık kaldırma, çekiç atma vb.). Tabii ki her bir bireyi doğru tarif etmeyecektir. Bu ise, işin içine, sporcuyu gözlemeyi ve bu sabitleri uyarlamayı gerekli kılıyor. İşte bu nedenle Coggan'ın performans yönetimi bilimsel olduğu kadar sanatsal hale geliyor. Aynı zamanda, orjinal formüldeki k dönüşüm sabitleri atıldığından, elde edilen çıktının herkes için kıyaslanabilir bir özelliği kalmıyor, göreceli hale geliyor. Yani Froome'un Fransa Turu etabında 380 TSS yapmasıyla benim bir turumda 380 TSS yapmam birbirimizi kıyaslamamıza olanak tanımıyor.
Kaynak: (link)